Aile içinde verilen para borç sayılır mı?

Aile içinde para verilmiş olması, bu paranın kendiliğinden bağışlandığı anlamına gelmez. Paranın ödünç verildiği ve geri ödenmesi gerektiği ispatlanabilirse alacak olarak geri alınabilir.

Ödünç ilişkisinin kurulması

Türk Borçlar Kanunu’na göre tüketim ödüncü, bir miktar paranın ödünç alana verilmesi ve aynı nitelik ve miktarda geri alınmasının kararlaştırılmasıdır. TBK m. 386 hükmü şöyledir:

Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.

Bu nedenle yalnızca banka hesabından para gönderilmiş olması yeterli olmayabilir. Paranın hangi amaçla verildiği, tarafların geri ödeme konusunda anlaşma yapıp yapmadığı ve işlemin bağış mı yoksa borç mu olduğu birlikte değerlendirilir.

Hangi deliller kullanılabilir?

Banka dekontu, dekont açıklamasında yer alan “borç”, “emanet” veya geri ödeme tarihine ilişkin kayıtlar, mesajlaşmalar, e-postalar, yazılı anlaşmalar, kısmi geri ödemeler ve tanık anlatımları önem taşır. Dekontta açıklama bulunmaması ispatı zorlaştırır; ancak diğer delillerin birlikte değerlendirilmesine engel değildir.

Aile bireyleri, özellikle kardeşler arasındaki işlemlerde tanık dinlenmesi mümkündür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/958, K. 2025/4558, T. 06.10.2025 kararında şu ifadeye yer vermiştir:

6100 sayılı Kanun'un 203. maddesinde, senetle ispat zorunluluğunun istisnaları sayma yöntemiyle belirlenmiştir. Bunlardan biri de altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler olup, bu kişiler arasındaki işlemler miktar ve değerine bakılmaksızın tanıkla ispat edilebilir.

Buna karşılık borç alan taraf paranın aile içi yardım veya bağış olduğunu ileri sürebilir. Bu iddia da somut olayın özellikleri, tarafların ekonomik ilişkileri, para transferlerinin niteliği ve mevcut yazılı deliller üzerinden değerlendirilir.

Para ne zaman geri istenebilir?

Geri ödeme tarihi belirlenmişse alacak bu tarihte muaccel olur. Tarih belirlenmemişse TBK m. 392 uyarınca ilk geri istemden itibaren altı hafta geçmeden ödüncün iadesi talep edilemez. Bu nedenle geri ödeme talebinin noter ihtarı veya içeriği ve ulaştığı ispatlanabilen bir mesajla yapılması önemlidir.

Zamanaşımı kural olarak TBK m. 146 uyarınca on yıldır. Süre, TBK m. 149 gereğince alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Ancak geri ödeme tarihi, ihtarın gönderildiği tarih, icra takibi ve dava tarihleri somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Faiz istenebilir mi?

Ticari olmayan ödünçte, taraflarca kararlaştırılmamışsa kural olarak sözleşmesel faiz istenemez. TBK m. 387 uyarınca faiz talebi, tarafların anlaşmasına ve temerrüt koşullarına göre değerlendirilir.

Sonuç

Aile içinde verilen para, ödünç olduğu ispatlandığında geri alınabilir. Öncelikle yazılı ve ispatlanabilir bir geri ödeme talebi yapılmalı; ödeme gerçekleşmezse şartlarına göre alacak davası açılmalı veya icra takibine başvurulmalıdır. Belgesiz nakit ödemelerde ispat riski yüksek olduğundan banka transferi, yazışma ve geri ödeme kayıtları korunmalıdır.