Malvarlığı sorgulaması ve haciz talebi
Ödeme emrindeki sürenin geçmesi veya itirazın kaldırılması sonrasında alacaklı, mal beyanını beklemeksizin haciz talep edebilir. Ayrıca UYAP üzerinden borçlunun mal, hak ve alacakları sorgulanabilir; tespit edilen değerler elektronik ortamda haczedilebilir (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 78 ). Bu kapsamda taşınmaz, araç, banka hesabı, SGK kaydı ve diğer malvarlığı unsurlarının belirli aralıklarla sorgulanması önem taşır.
Borçlunun kendi adına kayıtlı mal bulunmasa dahi düzenli bir geliri veya üçüncü kişilerden olan alacağı mevcut olabilir. Maaş haczi, borçlunun çalıştığı işverene haciz müzekkeresi gönderilmesiyle uygulanabilir. Ancak maaş haczinde haczedilemezlik sınırları, nafaka ve işçilik alacaklarına ilişkin öncelikler ayrıca değerlendirilmelidir.
Üçüncü kişilerdeki alacakların haczi
Borçlunun bankalarda, işvereninde, müşterilerinde, ticari ilişkide bulunduğu şirketlerde veya başka kişilerde bulunan alacakları İİK m. 89 kapsamında haczedilebilir. Bu amaçla üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilir. İhbarnamenin tebliğinden sonra üçüncü kişinin kanunda öngörülen süre içinde borcu bulunmadığına veya hacze konu malın elinde olmadığına ilişkin itirazda bulunması mümkündür. Süresinde itiraz edilmemesi halinde üçüncü kişi bakımından kanunda öngörülen sonuçlar doğabilir (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 89 ).
Şirket borçlularında şirket ortağının şirkete karşı sermaye borcu veya şirket lehine doğmuş başka bir alacağı da araştırılmalıdır. Bu tür hak ve alacakların somut olayın özelliklerine göre haczi mümkün olabilir. Bu nedenle şirket borçlusunun yalnızca ticaret sicilindeki malvarlığı değil, ortakları ve ticari ilişkileri de incelenmelidir.
Sonradan edinilen mallar ve takip süresi
Borçlu, mal beyanında malı olmadığını bildirmiş veya borcuna yetecek mal göstermemiş olsa bile sonradan edindiği malları ve gelirindeki artışları bildirmekle yükümlüdür (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 74-77 ). Alacaklı ise takip dosyasını pasif bırakmamalı; borçlunun yeni işyeri, maaş, araç, taşınmaz, banka hesabı ve ticari alacaklarını düzenli olarak araştırmalıdır.
Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Bu süre içinde haciz talep edilmiş olması, o aşamada mal bulunamasa dahi takip bakımından önem taşır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/9840, K. 2020/5600, T. 25.06.2020 kararında, süresi içinde haciz talep edilmişse borçlunun mallarının haczedilememesinin haciz isteme hakkını kendiliğinden düşürmeyeceğini kabul etmiştir.
Sonuç olarak alacaklı, borçlunun mevcut malvarlığını, gelirlerini ve üçüncü kişilerdeki alacaklarını düzenli biçimde takip etmeli; haciz ve satış taleplerine ilişkin süreleri kaçırmamalıdır. Tahsil imkanı bulunmayan dosyalarda aciz vesikası alınmasının koşulları ve sonuçları da ayrıca değerlendirilmelidir. Somut olayda haczedilmezlik hükümleri, üçüncü kişi itirazları, nafaka ve işçi ücreti öncelikleri ile aciz vesikasının etkileri özel olarak incelenmelidir.