Evet. Hukuka aykırı veya haksız gözaltı nedeniyle kişinin maddi ve manevi tazminat talep etmesi mümkündür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesi uyarınca, kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan veya kanuni gözaltı süresi içinde hakim önüne çıkarılmayan kişiler Devletten tazminat isteyebilir. Kanun bu sonucu şu şekilde düzenlemektedir: Kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141.
Gözaltı veya tutuklama işlemi başlangıçta kanuna uygun yapılmış olsa dahi, kişi hakkında daha sonra kovuşturmaya yer olmadığına veya beraat kararı verilmesine ve bu kararın kesinleşmesine bağlı olarak da tazminat yolu açılabilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9609, K. 2023/3041, T. 18.09.2023 kararında, kesinleşen beraat ve süresinde açılan dava halinde CMK m. 141/1-e kapsamındaki tazminat koşullarının oluşabileceğini kabul etmiştir.
Başvuru süresi ve görevli merci
Tazminat istemi, karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgili kişiye tebliğinden itibaren üç ay içinde ve her halde kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 142 hükmü şöyledir: Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
Kural olarak başvuru, zarar gören kişinin yerleşim yerindeki ağır ceza mahkemesine yapılır. Bununla birlikte, beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararına dayanan CMK m. 141/1-e kapsamındaki taleplerde 6384 sayılı Kanun uyarınca Tazminat Komisyonu rejimi uygulanır. Başvuru dilekçesinde zarara neden olan işlem, maddi ve manevi zararın niteliği ile miktarı gösterilmeli ve zarar iddiaları belgelerle desteklenmelidir.
Tazminatın kapsamı
Maddi zarar; gelir kaybı, ücret kesintisi ve somut biçimde belgelendirilebilen diğer kayıplar üzerinden değerlendirilir. Manevi tazminat bakımından gözaltı veya tutukluluk süresi, isnat edilen suçun niteliği, kişinin sosyal ve ekonomik durumu ve olayın özellikleri dikkate alınır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9263, K. 2023/3994, T. 16.10.2023 kararında, Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, değerlendirmesini yapmıştır.
Ceza dosyasının henüz kesinleşmemiş olması, her durumda tazminat talebinin incelenmesine engel değildir. İddia, hukuka aykırı gözaltı veya tutuklama işlemine ya da gerekçesiz tutukluluk devam kararlarına dayanıyorsa, talep CMK m. 141/1-a kapsamında ayrıca değerlendirilebilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/114, K. 2025/798, T. 21.01.2025 bu yöndeki değerlendirme gerekliliğini ortaya koymuştur.
Sonuç olarak haksız gözaltı, kendiliğinden ve sınırsız bir tazminat ödemesi doğurmaz. İşlemin hukuki niteliği, başvuru süresine uyulması ve maddi zararın ispatı belirleyicidir. Manevi tazminatın miktarı ise olayın özelliklerine göre makul ve hakkaniyete uygun biçimde belirlenir.