Üretici ve ithalatçının sorumluluğu

7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu m. 6 uyarınca, ürünün kişiye veya mala zarar vermesi halinde imalatçı veya ithalatçı zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören kişinin zararını ve ürünün uygunsuzluğu ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi gerekir. Birden fazla imalatçı veya ithalatçının aynı zarardan sorumlu olması halinde müteselsil sorumluluk söz konusu olabilir.

Ürünün, bir kişiye veya bir mala zarar vermesi halinde, bu ürünün imalatçısı veya ithalatçısı zararı gidermekle yükümlüdür. (2) İmalatçı veya ithalatçının sorumlu tutulabilmesi için, zarar gören tarafın uğradığı zararı ve uygunsuzluk ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi zorunludur. (3) Ürünün sebep olduğu zarardan birden fazla imalatçı veya ithalatçının sorumlu olması halinde, bunlar müteselsilen sorumlu tutulurlar. (4) İmalatçı veya ithalatçıyı üründen kaynaklanan tazminat sorumluluğundan kurtaran ya da bu sorumluluğu azaltan sözleşmelerin ilgili maddeleri hükümsüzdür.

Genel haksız fiil sorumluluğu bakımından da kusurlu ve hukuka aykırı fiil, zarar ve illiyet bağı aranır. Türk Borçlar Kanunu m. 49 hükmü şöyledir:

Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmekle yükümlüdür (TBK m. 50).

Ayıplı mal ve satıcının sorumluluğu

İlaç, tüketiciye sunulduğu sırada objektif olarak taşıması gereken özellikleri taşımıyorsa veya tüketicinin makul olarak beklediği faydayı azaltan ya da ortadan kaldıran bir eksiklik içeriyorsa ayıplı mal niteliğinde değerlendirilebilir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 8 bu kapsamda ayıplı malı şöyle tanımlar:

Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.

Bu durumda tüketici, olayın özelliklerine göre sözleşmeden dönme, bedel indirimi veya diğer seçimlik haklarını kullanabilir ve bu haklarla birlikte Türk Borçlar Kanunu uyarınca tazminat talep edebilir (6502 sayılı Kanun m. 11). Satıcı, üretici ve ithalatçının sorumluluğu talebin türüne ve zararın kaynağına göre ayrı ayrı değerlendirilir.

Talep edilebilecek zararlar

Bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararlar talep edilebilir (TBK m. 54). Bedensel bütünlüğün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlali, olayın ağırlığı ve etkileri dikkate alınarak manevi tazminat talebine de dayanak oluşturabilir (TBK m. 56 ve m. 58).

Zamanaşımı

7223 sayılı Kanun m. 6/6 uyarınca ürün sorumluluğuna dayalı tazminat talebi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir. Ancak olayın tarihine, sorumluluğun hukuki niteliğine ve uygulanabilecek özel hükümlere göre ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Belgelerin ve delillerin korunması

İlaçtan kaynaklandığı ileri sürülen zararlarda tıbbi kayıtların, reçetenin, prospektüsün, ilaç kutusunun ve seri bilgilerinin, fatura ile tedavi ve gelir kaybını gösteren belgelerin saklanması önem taşır. Bu belgeler, ürünün niteliğinin, kullanım sürecinin, zararın kapsamının ve illiyet bağının ortaya konulmasına yardımcı olur.