Tek başına kullanım ve diğer mirasçıların rızası

Kural olarak bir mirasçı, diğer mirasçıların rızası olmadan miras kalan evi tek başına ve onları dışlayacak şekilde kullanamaz. Ancak diğer mirasçıların açık veya geçerli bir anlaşmaya dayanan rızası varsa, kullanım bu anlaşma çerçevesinde mümkün olabilir.

Miras ortaklığı ve elbirliği mülkiyeti

Birden fazla mirasçı bulunduğunda, paylaşmaya kadar mirasçılar arasında miras ortaklığı meydana gelir. Türk Medeni Kanunu m. 640 uyarınca:

Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.

Bu dönemde taşınmaz elbirliği mülkiyetine tabidir. Türk Medeni Kanunu m. 702 gereğince, kanunda veya sözleşmede farklı bir düzenleme bulunmadıkça yönetim ve tasarruf işlemlerinde mirasçıların oybirliği gerekir. Bu nedenle tek bir mirasçının diğerlerinin haklarını ortadan kaldıracak biçimde evi kullanması, kendiliğinden hukuka uygun hale gelmez.

Ecrimisil ve kullanım rızasının geri alınması

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/12072, K. 2013/127, T. 14.01.2013 kararından aktarılan bölüm şöyledir (alıntı eksiktir):

Davacı N..yönünden ise dava konusu taşınmaz murisi adına kayıtlı ve elbirliği mülkiyetine tabi olup, Türk Medeni Kanununun 702/4. […]

Karar, elbirliği mülkiyetinde her mirasçının terekeye giren hakların korunmasını isteyebileceğini ve şartları oluştuğunda kendi miras payı oranında ecrimisil talep edebileceğini kabul etmektedir.

Önceden verilmiş bir kullanım rızası varsa, bu rızanın geri alındığı açıkça bildirilmelidir. Yargıtay uygulamasında, rızanın geri alınmasına rağmen taşınmazı kullanmaya devam eden kişinin, geri alma bildirimi ile kullanımın sona ermesi gereken dönem bakımından kullanım bedeli veya ecrimisil ödemesi gündeme gelebilir. Bu nedenle diğer mirasçıların taşınmazdan yararlanma iradesini veya kullanımın sona erdirilmesini açıkça bildiren bir ihtar göndermesi önem taşır.

Kira ilişkisi ve mirasçıların katılımı

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/8236, K. 2014/11909, T. 17.06.2014 kararında elbirliği mülkiyetindeki kullanım ilişkisi bakımından şu değerlendirmeyi yapmıştır:

Bilindiği üzere elbirliği halinde mülkiyette geçerli bir kira ilişkisinin varlığının kabul edilebilmesi için Türk Medeni Kanununun 702 vd. maddeleri uyarınca tüm paydaşların sözleşmeye katılımı zorunludur. Paylı mülkiyette ise kira sözleşmesinin TMK’nin 691. maddesi hükmü ve 06.05.1955 tarih ve 12/18 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca pay ve paydaş çoğunluğunca gerçekleştirilmesi gerekir. Aksi halde kira sözleşmesinin hukuken geçerli olamayacağı tartışmasızdır.

Bu nedenle tek mirasçının onayı, diğer mirasçıların haklarını kural olarak bağlamaz.

Yazılı kullanım anlaşması ve ihtar

Uyuşmazlığı önlemek için mirasçılar öncelikle yazılı bir kullanım anlaşması yapabilir. Anlaşmada kimin taşınmazda oturacağı, kullanım süresi, giderlerin nasıl karşılanacağı ve gerekirse diğer mirasçılara ödenecek kullanım bedeli açıkça belirlenmelidir. Anlaşma sağlanamıyorsa rızanın geri alınması için ihtar gönderilebilir ve koşulları varsa kullanım bedeli ya da ecrimisil talep edilebilir.

Mirasın paylaşılmasını isteme hakkı

Mirasçılardan her biri, ortaklığın devamını zorunlu kılan özel bir neden bulunmadıkça paylaşmayı isteyebilir. Türk Medeni Kanunu m. 642 kapsamında paylaşma, taşınmazın aynen bölüştürülmesi veya koşullara göre satılarak bedelinin mirasçılar arasında paylaştırılması yoluyla gerçekleştirilebilir. Sonuç olarak, tek başına oturma ancak diğer mirasçıların rızası veya geçerli bir kullanım anlaşmasıyla güvenli hale gelir; aksi durumda dışlanan mirasçılar kullanımın sona erdirilmesini, kendi payları oranında ecrimisil ödenmesini veya mirasın paylaşılmasını talep edebilir.