Yetkili Temsil Varsa Sorumluluk Doğar

Bir kişi, başka bir kişi adına ve hesabına işlem yapmak üzere yetkilendirilmişse, işlemin sonuçları doğrudan adına işlem yapılan kişiyi bağlar. Türk Borçlar Kanunu m. 40 bu durumu şöyle düzenler:

Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar.

Bu nedenle verilen vekalet, açık talimat veya işlemden önce tanınan temsil yetkisi önem taşır.

Yetkisiz İşlem Kural Olarak Kişiyi Bağlamaz

Aile bireyi, herhangi bir yetkisi bulunmadan başkasının adına borçlanmışsa işlem, adına işlem yapılan kişi tarafından onanmadıkça onu bağlamaz. Türk Borçlar Kanunu m. 46 uyarınca:

Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.

Onama açıkça yapılabileceği gibi, borcun ödenmesi veya işlemden yararlanılması gibi davranışlarla örtülü biçimde de gerçekleşebilir. İşlem onanmazsa, doğan zararın şartları varsa yetkisiz temsilciden istenmesi mümkündür (TBK m. 47).

Kefalet Ayrı Bir Sorumluluk Kaynağıdır

Kişi borçlu değil, kefil olarak gösterilmişse sorumluluk kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığına göre belirlenir. Kefaletin yazılı olması, azami sorumluluk miktarının ve kefalet tarihinin belirtilmesi; müteselsil kefalet halinde gerekli ibarenin kefilin kendi el yazısıyla yazılması gerekir (TBK m. 583). Bu şartları taşımayan bir belge, kural olarak geçerli kefalet oluşturmaz.

Eşin Rızasının Kapsamı

Eşin rızası, her aile bireyinin borcundan sorumlu olduğu anlamına gelmez. Bu rıza, yalnızca eşlerden birinin kefil olması bakımından aranan özel bir şarttır. Türk Borçlar Kanunu m. 584 uyarınca, kanundaki istisnalar dışında bir eşin kefil olabilmesi için diğer eşin yazılı rızası gerekir. Dolayısıyla aile bağı veya aynı evde yaşamak, kendiliğinden borç sorumluluğu doğurmaz.

Tüketici Kredilerinde İzlenecek Yol

Tüketici kredilerinde sözleşmenin yazılı veya mesafeli kurulması gerekir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 22 hükmüne göre:

Tüketici kredisi sözleşmesi yazılı veya mesafeli olarak kurulmadıkça geçerli olmaz.

Bilgisi ve rızası dışında adına kredi veya borç kaydı oluşturulan kişi, sözleşme ve işlem kayıtlarını derhal istemeli; borcu kabul ettiği şeklinde yorumlanabilecek ödemelerden kaçınarak somut duruma uygun hukuki itiraz yollarına başvurmalıdır.