Banka hesabına uygulanan haciz, borcun türüne ve hesaptaki paranın kaynağına göre değerlendirilmelidir. İlk adım, bankadan haciz veya bloke işleminin hangi icra dosyasından kaynaklandığını, dosya numarasını, alacaklıyı ve bloke edilen tutarı öğrenmektir. Ardından icra dosyasındaki ödeme emri ve haciz işlemleri incelenmelidir.

Maaş ve emekli aylığı ödemeleri bakımından özel koruma hükümleri bulunur. İcra ve İflas Kanunu m. 83 uyarınca maaş ve benzeri gelirler, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar ayrıldıktan sonra haczedilebilir; ancak haczedilecek miktar kural olarak dörtte birden az olamaz. Hüküm şöyledir:

Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. (Değişik: 12/4/1968 – 1045/1 md.) Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 93 uyarınca sigortalıların ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri; nafaka borçları ile Kurum alacakları dışında kural olarak haczedilemez. Borçlunun muvafakati bulunmadığında bu tür haciz taleplerinin icra müdürlüğünce reddedilmesi gerekir. Bu nedenle hesapta birikmiş eski parayla yeni yatırılan maaş veya emekli aylığının ayrımı, hesap hareketleri üzerinden somut olarak yapılmalıdır.

Haczin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa icra müdürlüğüne haczin kaldırılması veya blokenin çözülmesi talebi sunulmalıdır. Talebe banka dekontları, hesap ekstreleri, maaş bordroları, emekli aylığı belgeleri ve paranın kaynağını gösteren diğer belgeler eklenmelidir. İcra müdürlüğü işleminin kanuna aykırı veya olaya uygun olmadığı düşünülüyorsa, İcra ve İflas Kanunu m. 16 kapsamında icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulabilir. Bu maddeye göre İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren kural olarak yedi gün içinde yapılmalıdır; bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz biçimde sürüncemede bırakılması halinde ise her zaman başvurulabilir.

İİK m. 89 haciz ihbarnamesi ile banka hesabına doğrudan uygulanan haciz birbirine karıştırılmamalıdır. Bankaya üçüncü kişi sıfatıyla haciz ihbarnamesi gönderilmişse, bankanın ve ilgili üçüncü kişinin kanundaki bildirim ve itiraz sürelerine uyması gerekir. İcra ve İflas Kanunu m. 89 uyarınca

Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.

Bankaya yalnızca sözlü başvuru yapılması yeterli değildir. İcra dosyası, tebligat tarihleri, banka kayıtları ve başvuru süreleri mutlaka kontrol edilmeli; haczin kaynağı ve hesaptaki paranın niteliği belgelendirilerek süresi içinde ilgili icra merciine başvurulmalıdır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki danışmanlık alınması hak kaybı riskini azaltır.