Başkasının bir kişinin adına imza atması, imzanın kullanıldığı belgenin niteliğine ve belgenin hangi amaçla kullanıldığına göre ceza ve özel hukuk bakımından farklı sonuçlar doğurabilir. Değerlendirmede yalnızca imzanın sahte olması değil, belgenin aldatma kabiliyeti, kullanılış amacı, doğurduğu zarar ve failin kastı da dikkate alınır.
Ceza hukuku bakımından sonuçlar
Sahte imza, özel bir belge üzerinde kullanılmışsa fiil, şartları oluştuğu takdirde özel belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir. TCK m. 207 hükmüne göre; Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Belgenin resmi belge niteliğinde olması halinde ise resmi belgede sahtecilik hükümleri gündeme gelebilir. Resmi belgenin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte belgenin kullanılması TCK m. 204 kapsamında değerlendirilir. Belgenin kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname gibi resmi belge hükmünde sayılan belgelerden olması halinde TCK m. 210 uyarınca farklı bir hukuki değerlendirme yapılabilir.
Sahte imzalı belgenin özel hukuk bakımından etkisi
Sahte imzalı bir adi senet, imza sahibi tarafından inkar edildiğinde, sahtelik hakkında karar verilinceye kadar bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. HMK m. 209/1 hükmü şöyledir: Adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
Resmi senetlerdeki imza veya yazının sahte olduğu iddiasının hukuki sonuç doğurabilmesi için mahkeme kararı önem taşır. Sahtelik incelemesinde mahkeme, mevcut imza ve yazı örneklerini değerlendirir; kesin kanaat oluşmadığında bilirkişi incelemesine başvurabilir. Bu nedenle imza karşılaştırmasına elverişli banka, noter, resmi kurum ve önceki sözleşme kayıtları önem taşıyabilir. Bu incelemenin usulü HMK m. 211 kapsamında yürütülür.
Mağdurun başvurabileceği yollar
Sahte imzası kullanılan kişi, olayın özelliklerine göre Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilir. Başvuruya sahte belge, belgeye dayalı işlem kayıtları, yazışmalar, ödeme belgeleri ve imza karşılaştırmasına elverişli örneklerin eklenmesi soruşturmanın sağlıklı yürütülmesine katkı sağlar.
Sahte belgeye dayanılarak icra takibi veya başka bir hukuki işlem yapılmışsa, işlemin niteliğine göre itiraz, işlemin iptali, menfi tespit veya borçlu olunmadığının tespiti gibi hukuk yolları gündeme gelebilir. Hangi yolun uygulanacağı; belgenin türüne, işlem aşamasına ve doğan hukuki sonuca göre belirlenir.
Sonuç olarak sahte imza olaylarında belgenin resmi veya özel nitelikte olup olmadığı, imzanın nasıl ve hangi amaçla kullanıldığı, belgenin aldatma kabiliyeti, meydana gelen zarar ve failin kastı birlikte incelenmelidir. Somut olayın belgeleri ve imza örnekleri değerlendirilmeden kesin bir hukuki sonuç çıkarılamaz.