Polisin cep telefonunu alması ile telefonun içeriğini incelemesi aynı işlem değildir. Telefon, kişinin eşyası olarak belirli şartlarda aranabilir veya muhafaza altına alınabilir. Ancak mesajlar, fotoğraflar, arama kayıtları, sosyal medya yazışmaları ve diğer dijital veriler, özel hayat ve kişisel veri alanına daha yoğun bir müdahale oluşturur.

Telefonun aranması ile içeriğinin incelenmesi farklıdır

CMK m. 116 uyarınca, yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe varsa şüphelinin eşyası aranabilir. Buna karşılık telefonun içindeki dijital verilerin aranması ve kopyalanması, CMK m. 134’te düzenlenen özel usule tabidir.

CMK m. 134 uyarınca içerik incelemesi için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması, başka şekilde delil elde etme imkanının olmaması ve incelemenin bir soruşturma kapsamında yapılması gerekir. Maddenin ilgili hükmü şöyledir: Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine karar verilir.

28.10.2026 tarihi itibarıyla gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir. Ancak savcının kararı 24 saat içinde hakim onayına sunulmalı ve hakim bu süre içinde karar vermelidir. Bu düzenleme, CMK m. 134’ün Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının 25.02.2027 tarihinde yürürlüğe gireceği bilgisi dikkate alınarak, bu tarihe kadar uygulanmaktadır.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2019/2637, K. 2019/5904, T. 10.10.2019 kararında dijital cihazlardaki arama ve elkoyma işlemlerinin CMK m. 134’te düzenlenen özel usule tabi olduğunu belirtmiştir: Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma), CMK'nın 134'üncü maddesi temelinde düzenlenmiştir.

Dijital delil güvenceleri

Arama ve elkoyma işlemi tutanağa bağlanmalı, mümkün olduğunda verilerin bütünlüğünü koruyacak şekilde yedekleme veya imaj alma yapılmalıdır. Alınan yedeğin bir kopyası şüpheliye veya müdafiine verilmeli ve bu husus tutanağa geçirilmelidir. Telefonun şifresi çözüldükten veya gerekli kopyalar alındıktan sonra cihaz gecikmeksizin iade edilmelidir.

Anayasa m. 20, özel hayatın gizliliğini korur ve arama ile elkoymayı hakim kararı veya kanunun yetkili kıldığı merciin yazılı emri gibi güvencelere bağlar. Bu nedenle genel bir arama kararı, her durumda telefon içeriğinin sınırsız biçimde incelenmesi için yeterli olmayabilir.

Rıza her zaman yeterli değildir

Telefonun kişinin kendi isteğiyle teslim edilmesi, içeriğin sınırsız biçimde araştırılmasına tek başına hukuki dayanak oluşturmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/961, K. 2019/622, T. 22.10.2019 kararında şu değerlendirmeyi yapmıştır: sanık tarafından gösterilen rızanın yeterli olmayacağı ve mutlaka “Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma” başlıklı CMK’nın 134. maddesine göre hakim kararı alınması gerektiği, hakim kararı olmaksızın bilgisayar ve hard disklerde yapılan arama sonucunda elde edilen delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delil niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında;

Usule aykırı şekilde elde edilen dijital veriler ceza yargılamasında delil olarak kullanılamaz. Anayasa m. 38 bu sonucu açıkça ortaya koyar: Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.

Uygulamada haklarınız

Telefonunuz alındığında işlemin hangi karar veya talimata dayandığını ve tutanağa ne yazıldığını öğrenebilirsiniz. Arama ve elkoyma işlemi sırasında avukat talep edebilir, düzenlenen tutanağın bir örneğini isteyebilir, alınan dijital kopyanın tarafınıza veya müdafiinize verilmesini talep edebilirsiniz. İşlemin hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız, avukatınız aracılığıyla ilgili karara ve elde edilen delillere karşı itiraz yollarını kullanabilirsiniz.

Bu yazı, somut olayın ve dosyadaki tüm belgelerin incelenmesine dayanmayan genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir. Uygulanacak usul; olayın zamanı, suç isnadı, alınan kararın içeriği ve kolluk işlemlerinin nasıl gerçekleştirildiğine göre değişebilir.