Bir şirketin faaliyetini durdurması veya kapanması, borcun kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez. Şirket tasfiye haline girmişse, tasfiye tamamlanıncaya kadar tüzel kişiliğini korur ve işlemlerini tasfiye amacıyla sürdürür. Türk Ticaret Kanunu m. 533 bu durumu şöyle düzenler: Tasfiye halindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dahil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını “tasfiye halinde” ibaresi eklenmiş olarak kullanır. Bu halde organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır.

İcra ve iflas yolları

Alacaklı, şirketin malvarlığına karşı haciz yoluyla icra takibi başlatabilir. İflasa tabi şirketler bakımından iflas yolu da seçilebilir. İcra ve İflas Kanunu m. 43 uyarınca: İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir. Bu yollardan birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harc ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir.

Ticareti terk eden tacir yönünden İcra ve İflas Kanunu m. 44 ayrıca önem taşır. Bu hüküm, ticareti terk eden tacir hakkında, ticaretin terk edildiğinin ilanından itibaren bir yıl içinde iflas yoluyla takip yapılmasına imkan tanır. Bu nedenle şirketin ticaret sicilindeki durumu ve terk ilanının tarihi gecikmeden kontrol edilmelidir.

Sicilden terkin edilen şirketin ihyası

Şirket sicilden terkin edilmiş olmakla birlikte devam eden bir icra takibi, açılmış dava veya tamamlanmamış tasfiye işlemi varsa, alacaklı ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasını isteyebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 547 hükmüne göre: Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/320, K. 2024/1751, T. 02.12.2024 kararında şu değerlendirmeyi yapmıştır: Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Bu yaklaşım uyarınca, terkin işlemi alacağın ortadan kalkmasına yol açmaz; devam eden takip veya eksik tasfiye bulunduğunda, takip ile sınırlı ihya talep edilebilir.

Tasfiye ilanına süresinde başvurulmaması da alacağı kendiliğinden düşürmez. Alacaklı, tasfiye sürecindeki ilanları takip etmeli ve alacağını tasfiye memurlarına bildirmelidir.

Yönetici ve tasfiye memurlarının sorumluluğu

Ortakların veya yöneticilerin şirket borçlarından otomatik olarak kişisel sorumluluğu doğmaz. Bununla birlikte kurucular, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurla ihlal ederek şirket alacaklılarına zarar verirlerse sorumlulukları gündeme gelebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 553 hükmü şöyledir: Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…)[75] hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.

Uygulamada izlenecek sıra

  1. Şirketin ticaret sicili kaydı, tasfiye durumu ve terkin tarihi kontrol edilmelidir.
  2. Alacağı gösteren sözleşme, fatura, senet veya diğer belgelerle uygun icra takibi başlatılmalıdır.
  3. Tasfiye ilanları ve ilgili süreler takip edilerek alacak tasfiye memurlarına bildirilmelidir.
  4. Şirket terkin edilmişse, devam eden takip veya tamamlanmamış tasfiye işlemi bakımından ihya davası açılması değerlendirilmelidir.
  5. Malvarlığının azaltılması veya yönetici ve tasfiye memurlarının kusurlu işlemleri varsa, ayrıca sorumluluk yolları incelenmelidir.

İzlenecek hukuki yol; şirketin türüne, sicil kaydına, tasfiye aşamasına, alacağın niteliğine ve mevcut delillere göre belirlenir. Bu nedenle hukuki kesinlik gerektiren durumlarda somut dosya incelemesi yapılmalıdır.