Özen yükümlülüğü ve komplikasyon ayrımı

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/29469, K. 2019/11197, T. 12.11.2019 kararında şu değerlendirmeyi yapmıştır:

Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (TBK 400).

Bu nedenle somut olayda ameliyatın tıp kurallarına uygun yapılıp yapılmadığı, hastanın yeterince aydınlatılıp aydınlatılmadığı ve ortaya çıkan sonucun komplikasyon mu yoksa kusurlu uygulama mı olduğu uzman bilirkişi incelemesiyle belirlenmelidir.

Ayıplı hizmet ve seçimlik haklar

Estetik ameliyat, tüketici ile sağlık kuruluşu arasındaki ilişkinin niteliğine göre ayıplı hizmet hükümleri kapsamında değerlendirilebilir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 13 uyarınca:

Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir. (2) Hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen, internet portalında veya reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri taşımayan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler ayıplıdır.

Ayıplı hizmetin varlığı halinde tüketici; hizmetin yeniden görülmesini veya ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedel indirimini ya da sözleşmeden dönmeyi talep edebilir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 15 hükmüne göre:

Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir.

Bu seçimlik haklardan biriyle birlikte tazminat da istenebilir. Ancak yeniden ameliyatın sağlık açısından uygun olup olmadığı, hastanın rızası ve mevcut riskler ayrıca değerlendirilmelidir.

Maddi ve manevi tazminat

Kusurlu tıbbi uygulama nedeniyle tedavi, düzeltme ameliyatı, ilaç, bakım ve ulaşım giderleri; çalışamama nedeniyle oluşan gelir kaybı ve somut olayda kanıtlanabilen diğer zararlar maddi tazminat kapsamında talep edilebilir. TBK m. 49 ve m. 54 bu zararların giderilmesine ilişkin genel çerçeveyi oluşturur.

Ameliyat sonucunda kişinin beden bütünlüğünün, görünümünün, psikolojik durumunun veya kişilik haklarının ihlal edilmesi halinde manevi tazminat da gündeme gelebilir. TBK m. 58 uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden doğan manevi zarar için uygun miktarda tazminat istenebilir. Tazminatın kabulü ve miktarı; kusurun, zararın, illiyet bağının ve olayın özelliklerinin kanıtlanmasına bağlıdır.

İspat, kayıtlar ve zamanaşımı

Hastanın ameliyat öncesi ve sonrası fotoğrafları, sözleşme, reklam ve sosyal medya paylaşımları, verilen vaatler, ödeme belgeleri, onam formları, epikrizler, görüntüleme sonuçları, tıbbi kayıtlar ve kontrol belgeleri önem taşır. Sağlık kuruluşundan tıbbi dosyanın eksiksiz şekilde alınması ve bağımsız, alanında uzman bir hekim veya bilirkişiden görüş temin edilmesi, komplikasyon ile kusur ayrımının ortaya konulmasına yardımcı olur.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 16 uyarınca ayıplı hizmetten doğan sorumluluk, kural olarak hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse bu zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Bununla birlikte somut olayın sözleşme ilişkisi, sağlık kuruluşunun niteliği, zararın türü ve uygulanabilecek hukuki sebep bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Sonuç

Estetik ameliyatın başarısız olduğu düşünülen durumlarda kesin sonuca ulaşmadan önce tüm sözleşme ve reklam belgeleri, ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflar, ödeme kayıtları ve tıbbi belgeler saklanmalıdır. Bağımsız uzman görüşü alınmalı; hekimin özen, aydınlatma ve tıbbi kayıt yükümlülüklerine uygun davranıp davranmadığı somut veriler üzerinden incelenmelidir. Hukuki başvuru yolu ve talep edilebilecek tazminat, her olayın kendine özgü koşullarına göre belirlenir.