Hakkınızda yapılan her suç duyurusu otomatik olarak iftira anlamına gelmez. Ancak isnadın gerçeğe aykırı olduğu ve şikayetçinin bunu bilerek yaptığı yönünde somut göstergeler bulunuyorsa ceza ve hukuk yollarına başvurulabilir.

1. İftira suçu yönünden başvuru

Yetkili makamlara, kişinin işlemediğini bildiği bir fiilin isnat edilerek hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasının amaçlanması, Türk Ceza Kanunu m. 267 kapsamında iftira suçunu oluşturabilir. Kanun hükmü şöyledir: Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanması tek başına iftira suçunu kanıtlamaz. İsnadın bilerek gerçeğe aykırı olduğu ve şikayeti destekleyen makul emarelerin bulunmadığı ortaya konulmalıdır. Bu koşulların bulunduğu kanaatindeyseniz, delillerinizle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına iftira yönünden başvurabilirsiniz.

2. Soruşturma sonucunu ve delilleri koruyun

Suç duyurusu veya şikayet dilekçesi, soruşturma dosyası, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ya da beraat kararı, tebligatlar, mesajlar, sosyal medya kayıtları, tanık bilgileri ve diğer belgeler saklanmalıdır. Özellikle suç duyurusundaki isnat ile soruşturma sonucunu birlikte gösteren belgeler, başvurunun değerlendirilmesinde önem taşır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/879, K. 2024/662, T. 18.01.2024 kararında şu ölçütü benimsemiştir: Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

3. Manevi tazminat talep edilebilir

Asılsız isnat, kişinin şeref ve itibarını veya diğer kişilik değerlerini zedelemişse Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca manevi tazminat talep edilebilir. Hükme göre: Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

Hakim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Sonuç

Asılsız suç duyurusuna karşı izlenecek yol; isnadın içeriğine, soruşturma sonucuna, şikayetçinin bilgi ve kastına ve mevcut delillere göre belirlenir. Somut olayın belgeler üzerinden değerlendirilmesi ve uygun ceza ya da tazminat başvurusunun hazırlanması için hukuki destek alınması yararlı olabilir.