Bilgilendirmenin kapsamı

Bilgilendirme, yalnızca genel bir onam alınmasından veya anesteziye ilişkin bir form imzalatılmasından ibaret değildir. Hastaya uygulanacak esas müdahalenin niteliği, yöntemi, alternatif tedavi seçenekleri, riskleri, komplikasyonları ve müdahalenin reddedilmesi halinde doğabilecek sonuçlar açıklanmalıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1848, K. 2025/836, T. 13.02.2025 kararında şu ilkeyi benimsemiştir:

Buna göre, tıbbi müdahale, kural olarak hastanın müdahalenin amacı, niteliği sonuçları ve riskleri konusunda anlayacağı şekilde bilgilendirmesinden yani aydınlatılmasından sonra alınacak rızası üzerine yapılabilir.

Rıza formu ve sözlü açıklama

Rıza formu, gerekli hallerde bilgilendirmenin yerine geçmez. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 26 uyarınca formda yer alan bilgiler hastaya sözlü olarak aktarılmalı, form hastaya veya kanuni temsilcisine imzalatılmalı, bir nüshası sağlık dosyasında saklanmalı ve diğer nüshası hastaya verilmelidir. Bu nedenle imzalı bir formun varlığı, içeriğinin hastaya gerçekten açıklandığını tek başına göstermeyebilir.

Onamın ispatı ve komplikasyon

Aydınlatılmış onamın alındığını ispat yükü, kural olarak hekim ve sağlık kuruluşundadır. Onamın varlığı ve kapsamı ortaya konulamadığında, tıbbi uygulamanın tıp kurallarına uygun yapılmış olması tek başına yeterli olmayabilir. Ayrıca tıbbi müdahale sonucunda ortaya çıkan durumun bir komplikasyon olması da sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; komplikasyon riskinin hastaya açıklanıp açıklanmadığı ayrıca değerlendirilir.

Acil durumlarda rıza şartının istisnası

Rıza şartının istisnası, hastanın rızasının alınamadığı ve gecikmenin ciddi sonuç doğurabileceği acil durumlardır. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 24 uyarınca hayati tehlikenin bulunduğu, bilincin kapalı olduğu veya organın kaybını ya da işlevini yitirmesini önlemek için derhal müdahale edilmesi gereken hallerde rıza alınmadan işlem yapılabilir. Bu durumda müdahale kayıt altına alınmalı ve mümkünse hastanın yakını veya kanuni temsilcisi bilgilendirilmelidir. Acil durum sona erdikten sonra yapılacak müdahaleler bakımından hastanın rızasına başvurulması gerekir.

Tazminat sorumluluğu

Bilgilendirilmiş onam olmadan yapılan müdahale hukuka aykırı ve kusurlu bir fiille zarara yol açarsa tazminat sorumluluğu doğabilir. Türk Borçlar Kanunu m. 49 uyarınca:

Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Bununla birlikte zarar görenin rızası, zorunluluk hali veya daha üstün nitelikte özel ya da kamusal yarar gibi hukuka aykırılığı kaldıran haller Türk Borçlar Kanunu m. 63 kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Hasta ve sağlık kuruluşları için uygulama

Hasta, müdahale öncesinde kendisine uygulanacak işlemi, alternatif tedavileri ve riskleri sormalı; imzalayacağı onam formunu okumalı ve bir nüshasını istemelidir. Sağlık kuruluşları ise bilgilendirmeyi ve rıza sürecini açık, anlaşılır ve denetlenebilir biçimde belgelemelidir.