İşçinin hırsızlıkla suçlanması, tek başına suçlu olduğu anlamına gelmez. İşveren, fesih gerekçesini somut olaylara ve delillere dayandırmalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II-e, hırsızlık veya güveni kötüye kullanma gibi davranışları işveren bakımından haklı fesih nedeni olarak düzenler; ancak bu hükme dayanılabilmesi için isnadın işçi tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya konulması gerekir.
Fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve fesih nedeni açık ve kesin biçimde belirtilmelidir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 19 uyarınca işveren, fesih sebebini bildirimde açıkça göstermek zorundadır. İşçinin davranışı veya verimi nedeniyle yapılan fesihlerde kural olarak savunma alınması gerekir; ancak Kanun’un m. 25/II kapsamındaki haklı fesih hakkı bakımından savunma alma zorunluluğuna ilişkin istisna bulunmaktadır.
İşverenin yalnızca kişisel kanaati veya soyut şüphesi yeterli değildir. Hırsızlık iddiası kamera görüntüleri, tanık anlatımları, işyeri kayıtları, teslim-tesellüm belgeleri veya diğer somut verilerle desteklenmelidir. Şüpheye dayalı bir fesihte dahi şüphenin ciddi, objektif ve belirli olgulara dayanması gerekir.
İşçi, suçlamaya karşı yazılı ve somut bir savunma vermeli; olayın tarihini, görev tanımını, olay sırasında nerede bulunduğunu ve varsa tanıklarını açıklamalıdır. Kamera kayıtlarının, giriş-çıkış verilerinin, vardiya çizelgelerinin, teslim tutanaklarının ve yazışmaların korunmasını yazılı olarak talep etmek önemlidir. Baskı altında istifa dilekçesi, borç veya ikrar belgesi imzalanmamalı; imzalanan belgelerin bir örneği alınmalıdır.
İşverenin hırsızlık iddiasına dayalı haklı fesih yetkisi, olayın veya davranışın öğrenildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde kullanılmalıdır. Bu süreye ilişkin düzenleme 4857 sayılı İş Kanunu m. 26’da yer almaktadır.
Fesih gerçekleşirse, işe iade şartlarının bulunması halinde işçi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Bu süreler 4857 sayılı İş Kanunu m. 20’de düzenlenmiştir.
Ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi işçi açısından önemli bir delildir; ancak bu karar iş davasında otomatik olarak feshi geçersiz hale getirmez. İş mahkemesi, işverenin sunduğu delilleri ve iş ilişkisinin güven temelini ayrıca değerlendirir. Bu nedenle suçlamayla karşılaşan işçinin delilleri derhal koruması ve süreleri kaçırmadan somut olay bakımından bir avukata başvurması gerekir.