Kural olarak mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumludur. Türk Medeni Kanunu m. 599 uyarınca: Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.

Bu sorumluluk, mirasın kabul edilmesiyle mirasbırakanın borçlarının mirasçılara geçmesi ve mirasçıların kendi malvarlıklarıyla da sorumlu tutulabilmesi anlamına gelir. Birden fazla mirasçı bulunması halinde mirasçılar, paylaşmadan sonra da alacaklının açık veya örtülü olarak rıza göstermediği tereke borçlarından bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumlu olmaya devam eder. Bu müteselsil sorumluluk, paylaşma veya borcun muacceliyet tarihinden itibaren beş yıl geçmesiyle sona erer (TMK m. 681).

Mirasın reddi

Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Miras, kural olarak mirasbırakanın ölümünün öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde reddedilmelidir. Türk Medeni Kanunu m. 606 bu süreyi Miras, üç ay içinde reddolunabilir. şeklinde düzenler. Ret beyanı, mirasın açıldığı yer sulh hukuk mahkemesine yazılı veya sözlü olarak yapılır ve kayıtsız ve şartsız olmalıdır (TMK m. 605 ve 609).

Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılabilir. Bununla birlikte mirasın reddedilmesi her durumda hiçbir sorumluluk doğurmaz anlamına gelmez. Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, ölümden önceki beş yıl içinde kendilerine verilmiş ve paylaşım sırasında geri verilmesi gereken değerler ölçüsünde alacaklılara karşı sorumlu olabilir. Türk Medeni Kanunu m. 618 bu sorumluluğu şu şekilde sınırlar: Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar. Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle adet üzere verilen çeyiz, bu sorumluluğun dışındadır. İyiniyetli mirasçılar, ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olurlar.

Sonuç olarak mirasçılar, mirası reddetmedikleri sürece mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olabilir. Somut olayda borçların niteliği, mirasın reddi süresinin başlayıp başlamadığı ve ret işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.