Tapuda Dolandırıcılık Hangi Yollarla Gerçekleşir?

Tapuda dolandırıcılık; sahte kimlik veya belge kullanılması, gerçek malik adına yetkisiz işlem yapılması, hileli vekaletname kullanılması ya da aynı taşınmazın birden fazla kişiye devredilmesi gibi yöntemlerle ortaya çıkabilir. Bazı olaylarda malik, işlemin içeriği hakkında yanıltılarak imza atmaya yönlendirilir; bazı olaylarda ise sahte belgelerle malikmiş gibi işlem yapılır. Fiilin ceza hukuku ve özel hukuk bakımından sonuçları, olayın tüm özellikleri ve kullanılan yöntemler birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Ceza Hukuku Bakımından Başvuru

Hileli davranışlarla bir kişinin aldatılması, bu kişinin veya başka bir kişinin zararına yarar sağlanması halinde dolandırıcılık suçu gündeme gelebilir. Türk Ceza Kanunu m. 157, dolandırıcılığı hileli davranışlarla aldatma ve bunun sonucunda kendisine veya başkasına yarar sağlama unsurları üzerinden düzenler.

Eylemde kamu kurumlarının, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması ya da kanunda belirtilen diğer nitelikli hallerin bulunması durumunda Türk Ceza Kanunu m. 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık değerlendirmesi yapılabilir. Mağdur, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmalı; tapu işlem belgeleri, vekaletnameler, kimlik kayıtları, yazışmalar, banka hareketleri ve diğer delillerin korunmasını talep etmelidir.

Tapu İptali ve Tescil Davası

Hileli işlem sonucunda yapılan tescil yolsuz tescil niteliğindeyse, mağdur tapu sicilinin düzeltilmesini ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescilini talep edebilir. Türk Medeni Kanunu m. 1025 hükmü şöyledir:

Madde 1025- Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse, tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları ayni haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır.

Taşınmazı devralan kişinin hileyi bildiği veya bilmesi gerektiği somut olayla ortaya konulabiliyorsa, bu kişiye karşı tapu iptali ve tescil talebi ileri sürülebilir. Buna karşılık Türk Medeni Kanunu m. 1023 uyarınca, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunabilir. Bu nedenle devralanın bilgi sahibi olup olmadığı, işlemdeki belgeler, bedel, taraflar arasındaki ilişki ve devir koşulları birlikte incelenmelidir.

İhtiyati Tedbir Talebi

Taşınmazın yeniden devredilmesi veya üzerinde yeni bir hak kurulması ihtimali varsa, dava sürecinde ihtiyati tedbir istenebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389 uyarınca, mevcut durumdaki değişiklik hakkın elde edilmesini zorlaştıracak veya ciddi bir zarara yol açacaksa uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Mağdur Ne Yapmalıdır?

Mağdur, gecikmeden güncel tapu kaydını ve işlem dosyasını temin etmeli; noter ve vekaletname kayıtlarını, ödeme belgelerini, banka hareketlerini, yazışmaları ve diğer delilleri toplamalıdır. Ceza soruşturması ile tapu iptali ve tescil davası, olayın özelliklerine göre birlikte değerlendirilmelidir.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut olayda hak kaybını önlemek için belgelerin bir avukat tarafından incelenmesi önem taşır.